21 Eylül 2015 Pazartesi

SONBAHAR VE OJELER


Merhabalar ! Okulumun açılması, kitap kırtasiye yoğunluğu falan derken sizlerle arama bayağı mesafe koymuş gibi hissettim ve hemen bu arayı kapatmalıyız diye düşündüm. Madem sonbahar gelmiş, hem sonbahar temalı hem de içinde kozmetikten de bahsedebileceğim bir şeyler olsun dedim. Bu yüzden başlıktan da anlaşılacağı gibi sonbaharlı ojeli bir post sizi bekliyor. 


Sonbahar denilince aklıma gelen ilk şey kurumuş yaprakların ayak tabanlarımla buluştuğunda çıkardığı o haşır huşur ses. Ben bu hisse bayılıyorum. Sanki geçmişe gitmişim de geçmişte bir gündeymişçesine, eski bir sokakta, eski bir günü yaşıyormuşum hissi veriyor. Bu yüzden ben kış çocuğu olsam da her mevsimin yeri bende ayrıdır sonbaharın da öyle. Şimdi ojelerimi gönül rahatlığıyla sizlere sunabilirim!


Soldan sağa 
Pastel ( numarası silinmiş :/ )
Flormar Wet Look WL08
Golden Rose 131
Flormar Wet Look WL10
Pastel 74


Çok güzel bir uygulama yapamadım ama şimdilik idare edebiliriz bence. :)


Golden Rose 97
Revlon 933 Chameleon
Flormar JG 451
Alix Avien 62
Pastel Nude Caramel
Flormar Plus+ 028
Flormar Full Color FC10 Penthouse




Alix Avien 234
Flormar 418
Flormar Supermatte M129
Flormar Glitter GL09



Birçoğunu bulabileceğinizi düşünüyorum. Bu yüzden kızlar ojelerforaaa :)



Bol bol gülümseyin, önce kendiniz için sonra başkaları için.. Kendinize iyi bakın :)  






4 Eylül 2015 Cuma

MUTLULUK!

 MERHABA!


Bugünün postu biraz daha farklı olsun istedim. Daha çok sohbet havasında, ilham aldığım şeyler ve beni mutlu eden postlar paylaşıp sizlerle konuşmak, paylaşmak istiyorum. Biliyorsunuz hayat her zaman adil olmuyor. Gündemimizde yaşadığımız olaylar, görüntüler her şey ortada. Evet üzülmeli, ders almalı ve dikkatli olmalıyız. Ama güçlü kalabilmek, üzgünken bile hiçbir şeyinizin olmadığını hissettirebilmek her yiğidin harcı değildir. Bu yüzden gelin mutluluk sırlarını beraber paylaşalım. 

MUTLU OLMAK NEDİR?



Mutlu olmak yaşadığımız olayların sonucunda hissettiğimiz tatmin ve kıvanç durumuymuş. Mesela başaramayacağınızı düşündüğünüz dersinizden umduğunuzun üzerinde bir notla geçtiniz. Havalara uçmaz mıydınız! ( BEN ÇILDIRIRDIM :) ) Ancak şöyle de bir gerçek var ki herkesin mutlu olduğu noktalar, mutlu olduğu süre ve mutluluğu yaşama tarzı farklıdır.

MUTLU OLABİLECEĞİM NOKTALAR NELER ?


Ben kendimden örnek vermem gerekirse en basiti karşımdaki insanın yüzünü güldürebildiğimde, içinin rahatlamasına yardımcı olduğumda çok mutlu hissettiğimi ve bu hissin beni rahatlattığını farketim. Demek ki öncelikli olarak her zaman olmasa da fedakar, sadık ve bencilliği bir kenara bırakan ilişkiler üzerine yoğunlaşmalı ve sağlam temellere dayalı dostluklar kurmalıyız.

MUTLU OLDUĞUM SÜRE!



Bence mutluluk başlığı altında konuşulması gereken en önemli konu bu. Mutluluğumu ne kadar uzun vadede elimde tutabilirim? Bu tamamen kişilik meselesi. Mutluluğu yaşama tarzınızla alakalı. 
Kimi insan vardır kimsenin yapamayacağı şeyi yapar ama duygularını çok şiddetli yaşamadığı için belki de başarısının sonucunda bir tebessüm bile etmez. Ama kişiye sorduğunuzda da çok mutlu olduğunu ve daha önce hiç böyle hissetmediğini söyler. 
Kimi insan da vardır ki o an onu hiçbir şey üzemez çünkü çılgınlar gibi ordan oraya koşar ve o biriken enerjiyi atmaya çalışır. 
Bu yüzden insanların mutlu olma süreleri farklıdır. Mutlu olmak bir duygudur. Unutmamalısınız ki duyguların da belli süreleri vardır. Her şeyin bir sonu olduğu gibi. 


Bu yüzden demem o ki hayat çok kısa arkadaşlar! 
Gerçekten de öyle. Gözümüzü kırptığımız o minik an var ya belki de binlerce kişi can veriyor ve belki de binlerce kişi hayata gözlerini açıyor ve hatta belki de birileri yeniden yaşamaya başlıyor. Mutlu olmak için içinizden geleni yapın. 
Alışveriş mi yapmak istiyorsun, yap! Ama sonrasını da düşün.. Anlık değil uzun vadeli mutluluklara sahip olmaya çalışın. Çünkü bu dünyada sizden sadece bir tane var! Siz böyle eşsiz bir varlıkken sizi mutsuz eden şeyler neden ortalıkta dolansın ki. Süpürgelerinizi ele alın ve hayatınızı temizlemeye başlayın. 
Affedici olun, bol bol şükredin çünkü şükrettikçe şükredecek şeyler çoğalıyor, tepeden bakmayı bırakın, gülün tabi ki gülmek en çok size yakışıyor, bebek adımları atın, sonu yaşamak için acele etmeyin, anı yaşamayı ve o ana odaklanmayı bilin. 


Yarın hepimiz içi tertemiz bir sayfa olsun. Yüzümüzden gülücekler, kalbimizde ve aklımızdan huzur, bedenimizden de sağlık eksik olmasın. Umarım ilham alabileceğiniz bir yazı olmuştur. Hepiniz sevgiyle kalın! Siz değerlisiniz, bunu da sakın ha sakın unutmayın! Hoşçakalın :)

25 Ağustos 2015 Salı

AKŞAM MAKYAJI (VİDEO)

Youtube'daki Kanalımda (buraya tıklayabilirsiniz) sizler için akşam şık bir restaurantta yemeğe giderken yapabileceğiniz basit ama hızlı bir makyaj hazırladım. Umarım beğenirsiniz. :) Detaylar videoda:) Videoyu beğendiyseniz beğene tıklamayı unutmayın.Bu benim için önemli. Kanalıma abone olup diğer videolardan da haberdar olabilirsiniz. Kendinize çok iyi bakın. Hoşçakalın :)




6 Ağustos 2015 Perşembe

TATİL: Yanıma Neler Aldım?


Merhaba :) Bugün sizlere tatilde ihtiyaç duyacağımı düşündüğüm her şeyi tıkıştırdığım bu orta büyüklükteki makyaj çantasının içine neler koyduğumu paylaşacağım. 



Öncelikle tatilde bebeklik yani doğma büyüme hep bir arada olduğumuz arkadaşım buselerin izmir, alaçatı-çeşme'deki yazlıklarına geldik. Burası gerçekten muhteşem. İlk geldiğim gece sıcaktan uyuyamamış ve aşırı bunalmıştım ancak alışınca burasının cennetten bir yer olduğu da bir gerçek. Bir vlog yayınlamak isterdim bu tatilim için ancak editleme kısmında çıkan sorundan dolayı video çekemiyorum. Bir süre böyle idare edicez ama ben buraya da bir sürü fotoğraf ekleyip nasıl bir tatil geçirdiğim hakkında sizi bilgilendirmiş de olacağım.

 
Yüz yıkama jelimi artık hepiniz biliyorsunuzdur çünkü ona olan aşkımı anlatmakla bitiremiyorum. Benim gibi T bölgeniz yağlı yanaklarınız normal yani karma bir cilde sahipseniz kullanabileceğiniz bir ürün. Yüzünüzün yağ dengesini ciddi bir şekilde düzenliyor. Bunun yanında da Darphin markasının ürünlerinin kokusu herkesin dilinde. Mis gibi kokuyor ve hissettirdiği temizlik hissi geçerli notu aldırıyor. 


En son Nuxe 'ün nemlendiricisini kullanmıştım şimdi de Dior'un Hydra Life serisinden olan bu ürününe başladım. Su bazlı ve kremsi bir yapısı var ve az miktarı bile çokça yetiyor. 


MBR'ın Beta Enzyme'i muhteşem. Bunu hem maske hem de peeling yerine kullanabiliyorsunuz. İçinde sim gibi görünen pırıltılar var. Elinize bir pompa sıktığınızda sedefli beyaz renginin içinde simler varmış gibi hissettiriyor. Yüzümde 15 dk bekletip yıkıyorum. Haftada 1 yeterli olsa da şuan bir kaç sivilcemden dolayı cildimi toparlaması için bir hafta her akşam uygulayacağım. Bu ürün etkisini hemen gösterdiği için müşteriyi tatmin de ediyor. Yüzünüzde hemen farkedilebilir bir parlaklık görülüyor. Cildiniz sanki ben burdayım diyor. Daha doğrusu tatillerdeyken cilt nasıl stressten arınmış, deniz suyunun etkisiyle ışıltılı ve doğal bir parkaklığa sahip oluyorsa bu ürün bunu tatile gitmeden de gerçekleştiriyor. 


Tabi ki güneşlendiğim için ve yüzdüğüm için vücudum bolca enerji harcıyor ve vücudumdaki su miktarı azalıyor. Bundan dolayı ne kadar su tüketimimi arttırmaya çalışsam da dudaklarım kuruyor. Denizin tuzu da buna etki ediyor olabilir. Bu yüzden yanıma bir tane dudak nemlendiricisi almam yerinde olmuş. Yves Rocher dudak nemlendiricisi/ lip balm'ı ballı bir tada sahip ve nemlendirici etkisi de gayet yüksek. İçinde 0 paraben bulundurduğundan da daha çok tercih edilmeli. 


Göz çevrem denizin yüzünden daha da kuru bir halde. O yüzden Dior'un Capture Total isimli göz çevresi nemlendiricisini uyguluyorum. 


Gündüz denizde gece çarşıda olduğumuz için akşamları hafif bir makyaj kaçınılmaz oluyor :) Rimelsiz asla diyenlerden olduğum için ve lens kullandığım için gözüme ve çevresine uyguladığım ürünler benim için çok önemli. Yves Rocher'nin çift bazlı makyaj temizleyicisi gerçekten harika ötesi bir ürün. Tek seferde gözümdeki her şeyi pamuğa aktarıyor ve bence içindeki bitkisel bileşenlerinden dolayı da rimelin ya da diğer göz ürünlerimin neden olduğu kirpiklerimin dökülmesini biraz da olsa engellediğini hatta kirpiklerimi beslediğini düşünüyorum. Sanırım bu 4. paketim olcak ve ben çok memnunum bir şans vermenizi tavsiye ederim. Fiyatı 9.90 gibi bir şeydi diye hatırlıyorum ancak indirimli fiyatı da olabilir. 


Saç bakım rutinimi de birgün sizlerle paylaşacağım inşallah ama bu buraya gelirken getirdiğim tek üründü. Urban markasının sıvı saç kremi içinde argan yağı bulunduran ve saçı hem besleyen hem de kolay taranmasını sağlayıp saçı yumuşacık yapan bir ürün. Kokusu da misler gibi. 


Peki bu kadar deniz güneş dedin neler kullanıyorsun da bronzlaşıyorsun ve cildinde bronzluğunu koruyorsun derseniz işte bunlarla. Yüzüme önceden de bahsettiğim gibi MBR'ın yüz güneş kremini kullandım ve güneşe çıkmadan Eda Taşpınar'ın Yoğun Bronzlaştırıcı Yağını vücuduma uyguladım. Tabi ki cildimde aşırı kuruma oldu ve ben de bolca Johnson's Baby aloe veralı bebek yağını aldım. Böylece hem güneş sonrası krem görevini görüp serinleticek hem de vücudumun nemini koruyacaktı. Ancak tabi ki arkadaşımın da ürünlerini kullandım. Hawaian Tropic ve Eda Taşpınarın şu turkuaz renkli içinde beyaz partiküller bulunan after sun'ı. Onlar da güzeldi ancak fazla kullanmadığım için yer vermedim. Bepanthen'i unutursam üzülürdüm açıkçası. Bepanthen aşktır arkadaşlar hem de plus'ı candır. Sakın ola ki tatiler giderseniz mutlaka birer tane alın. Bronzlaşayım derken bir bakmışsınız haşlanmışsınız. Aman dikkat :)

 
Beni tanıyanlar oje koleksiyonumu bilir. Ama bu kadar az şey aldığımı görseler yanıma şaşırırlardı. İstanbuldan yanıma getirdiklerim sadece bunlar. Hatta pastel'i sonradan aldım :) Ayaklarımda sürekli Alix Avien kullandım. Bu ojeyi bir arkadaşımın tavsiyesine göre havaalanından almıştım. Serenaycım öpüyorum seni bu güzel oje için. Bordonun yanı sıra içinde kahvelikler bulunduran çok güzel bir cikolata bordo rengi. Rimmel London'ın şeffaf renkteki top coat'u gördüğünüz gibi artık şeffaf değil. Ojelerin kurumasını beklemeden sürdüğüm burdan belli. Aşırı seviyorum bu ürünü. Alın, aldırın arkadaşlar. Pastel'in nude serisinden caramel renkli oje neredeyse hep elimdeydi. Bayıldım ona da. NYC'yi hiç süremedim maalesef ancak ona da aşığım. Asetonu da almak için almıştım ancak çok güzel çıktı. 


Bu miniklere de rujlarımı ve minik şeyleri yerleştirdim. 


Çok fazla dudak ürünü almış olabilirim. Ama mat olarak mac'in kinda sexy'si ve chanel'in rouge allure de velvet serisinden L'Amoureuse var. 2 tane golden rose'un lipglossu ve 1 tane de mac'in lipglassı var. Clinique chubby stick ve yeşil kapaklı olan clinique rujumu aldım. Yves Rocher'nin pembe kahve alt tonlu dudak rengime yakın olan nemlendirici özellikte olan rujunu aldım çünkü aynasız bile çok kolay rahat sürülebilen bir ruj. Ve tabi ki benefitten benetint aldım. Duruşuna ve kokusuna bayıldığım bir dudak ürünü. 


Yüzümde fondöten yerine Dior'un bu dememe boyu olan BB kremi (2 numarası) aldım duruşu yapısı çok güzel.
Rimmel stay matte pudramı çok parlayacağını düşündüğüm yerleri daha matlaştırmak ve sabitlemek için aldım.  Rimmel'in sunshimmer bronzerını aldım. Burberry'nin seftali pembe gibi duran allığını aldım. Bronzlaşmış tene çok yakışacağını düşünmüştüm. Girl Meets Pearl isimli likit pembe alt tonlu aydınlatıcıyla Mary Lou Manizer toz aydınlatıcımı aldım. Ancak bu resimdekilerin inanın hiçbirini henüz kullanmadım sanırım kullanmayacağım da. Çünkü cildimin bu sıcakta hiçbirini kabul edeceğini sanmıyorum. 


Far olarak da Make Up Forever'ın aqua shadow kalem farlarından bakır tonlu olanı ve yine far olarak kullanmak için Mary Lou M.'ımı aldım. 


Rimel olarak tabi ki Falsies Black Drama ve kaşlarım için Wet N Wild kaş sabitleyicimi aldım. Malum kaşlar bir oyana bir buyana oynuyorlar :))


Fırça olarak çok az şey aldığımı görüyorsunuz. Art Net'in fondöten fırçası, rimelim topaklanma yapar diye eski bir rimelimin temizlediğim fırçası ve Mac mağazalarında kullan at rimel çubuklarını kaşlarımı taramak için temiz bir tane almıştım. O minik fırçaysa bir far paletimin içindeydi ve çok güzel karıştırma işlemini gerçekleştiriyor. Bir de cımbız aldım yanıma, ne olur ne olmaz. :) 

Biraz da şimdiye kadar çekildiğim fotoğraflarımı paylaşacağım. 

Okuduğunuz, zaman ayırdığınız ve destek olduğunuz için hepinize kocaman öpücükler. İyi ki varsınız :) Gülmeyi unutmayın kendinize çok çok iyi bakın. 

Çeşme Marina'da Verano Cafe


Fly inn beach 


Strawberry Frozen 


Mangal Partimizden 


Büşra ile ( bikinim oysho'dan büşra'nınki penti)


Köşe Kahve'de  ( bandanam zara'dan)


Bikinim limon company 


 Terliklerim Lacoste'tan 

28 Temmuz 2015 Salı

BE MY STRAWBERRY !


Yeniden yeniden merhaba :) 
Başlıkta da gördüğünüz gibi bu yıl favorim olan tüm güzel, kalorili ve tatlı şeylerin baş rolü çilek. Meyveli pastaları genelde sevmiyor olmama rağmen çileğin içinde bulunduğu her tatlıya kelimenin tam anlamıyla aşığım.  
Bugün de eve gitmek için yürüyorken tezgahların birinde çilek gördüm ve her zaman yapmak istediğim " Çilekli Milföylü Pasta" yapmak istedim. İsminde pasta olmayabilir ama benim yaptığımın isminde kesinlikle var.
Niye mi :) Gelin bakalım sizi burda nasıl bir pasta bekliyor...


Neden pasta dediğimi şimdi anladınız sanırım. Kat kat görünümü ona bu ismi vermem için gayet uygundu. Bakalım bu lezzetli pastanın içinde neler var. 

3 Yumurta 
Yarım litre süt
2 Yemek kaşığı un
Yarım su bardağı toz şeker
1 Paket vanilin
10 Adet çilek
6 Yaprak milföy hamuru



Yapılışı son derece kolay ve pratik bana göre. Öncelikle bir merdane yardımıyla milföy hamurlarımı biraz incelttim. Sonra da incelttiğim hamurlara şekil vermesi için bir kaseden yardım aldım ve hamurumun üstüne yerleştirdiğim kasenin dışında kalan yerleri bıçakla kesip çıkardım. Ardından kasenin içinde kalan milföy parçalarını fırın tepsisinin içine yağlı kağıt sererek dizdim ve üzerlerini bir çatal yardımıyla delikler açtım ki çok kabarmasın ve hemen ardından üzerlerine bir tutam toz şeker gezdirdim.


 Önceden ıstılmış 200 derecelik fırına üzerleri pembeleşinceye kadar pişirmeye bıraktım. 


Bu sırada da muhallebiyi hazırlamaya başladım. Üç yumurtanın sadece sarısını, sütümü ve toz şekerimi bir tencerede iyice karıştırdım. Ardından içine vanilini ve unu ekledim. Muhallebi koyu yani katı kıvama gelince ocaktan alıp soğumaya bıraktım. 

Soğuyan muhallebim ve milföylerim hazır hale gelince son aşamaya geçtim. Bir tane milföyümün üstüne muhallebimi sıkma torbası yardımıyla gezdirdikten sonra önceden dilimlemiş olduğum çileklerimi dizdim ve üstüne diğer bir milföyü yerleştirdim. Sunum aşamasında isteğe göre pudra şekeriyle sunum yapabilirsiniz. Şimdiden afiyet olsun. Günlük kaçamaklar böyle oluyor üzgünüm :) 





Kendinize çok iyi bakmayı ve bol bol gülmeyi unutmayın. Sevgiyle kalın :) 































19 Temmuz 2015 Pazar

SANDALS: SUMMER'S ICONIC !




Merhaba! 
Sıcacık günler, arada kendini gösteren hafif esintiler.. 

Çok huzurlu değiil mi :) Şimdi size benim için huzurun anlamı olan yazın ikoniği haline gelen sandaletlerden bahsetmek istiyorum. En zevkli postlardan birinin de alışveriş postları olduğu düşünülürse heyecanımı mazur görün dostlar. Şimdiden söyleyeyim bu parçalar benim beğendiğim, almak istediğim parçalardan oluşuyor. Ama çok güzeller ya :)) 




Michael Kors'a ait bu sandalet benim gördüğüm en güzel, en şık parçalardan biriydi. Hele şu denizci havası veren halat şeklindeki kısmı, mükemmel. Bu fotoğrafı ilk gördüğümde aklıma yatla açılmış, manzaranın dibi olan bir yerde güneşlenen o mükemmel fizikli manken geldi. Evet bu tarz sandaletleri giymek için mükemmel bir ayağım olmalı diye düşünüyorsunuz belki ama bence öyle değil. Bir şeyi beğeniyorsanız alcaksınız, giyceksiniz. Önemli olan özgüven! Alın, giyin. İster yakışsın, ister yakışmasın. Gerçi bu sandaletin yakışmadığı bir ayak düşünemiyorum :( 






Demet Akalın'ın instagram hesabından paylaştığı şu Moschino'lara ne demeli. Zaten eğlenceli havasıyla bilinen bir marka ama bu sandaletler aşık olunası. Canlı renkleri, çarpraz gelişi, bilekte bağlama detayı ve stiliyle beni çok etkileyen bir ayakkabı olduğu doğrudur.




Duygu Özaslan'ın instagramında paylaştığı bu Birkenstock arizonalar bence en güzel renge sahip. Pembe altın ya da bakırımsı bir renk ama sadece plajda değil kot şortlar, elbiseler her şeye uyum sağlayacağını düşündüğüm bir parça olmuş.






Böyle güzel bir manzarayla bu postu bitirelim o zaman. Yunan adaları da her zaman dikkatimi çekmiştir. Burdan mesajı alması gerekenler alsın :)

Şimdilik kendinize çok iyi bakın ve gidip biraz alışveriş yapın. EV DE EV nereye kadar!

Çıkın ve şu güzel havayı biraz olsun yaşayın! Bol bol gülmeyi de unutmayın! Sevgiyle kalın :)